Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Dernek Tüzüğü |  Yönetim Kurulu  |  İletişim

Anasayfa Faaliyetler Türkiye Balkanlar İletişim Yazarlar Arşiv
Anasayfa
Duyurular
Faaliyetler
Türkiye
Yunanistan/B.Trakya
Bulgaristan
Makedonya
Kosova
Arnavutluk
Bosna/Sancak
Romanya
Karadağ
Diğer Ülkeler
Balkanlar
Türk Dünyası
Konuk Yazar
İletişim
Yazarlar
Foto Galeri
Videolar
Arşiv
Strateji/Eğitim
Öne Çıkanlar
. . . . . . . . . .
Azınlığın dini kurum ve haklarına tecavüzler devam ediyor!
Dobriç’te Türk Mezarlığına Çirkin Saldırı
Selanik´te Türkiye plakalı araca ırkçı saldırı
Yeni Eğitim-Öğretim yılı mesajlarında ´Azınlık okullarına sahip çıkma´ vurgusu
Deniz Harp Okulu öğrencileri Bulgaristan’da
ASALA Terör Örgütü Tarafından Şehit Edilen Türk Diplomat Anısına Burgaz’da Anıt
İskeçe Azınlık Ortaokulu ve Lisesi´nin statüsü değişti
Cebel ve Eğridere ilçesi sakinleri, Başbakan Borisov’dan bozuk yolun onarılmasını istedi
TİKA Bosna Hersek’te Osmanlı Şehitliğini Düzenliyor
Kosovalı Türk Şair Osman Baymak Vefat Etti
Döviz  
  Dolar : 6.2287
  Euro : 5.5179
Hava  
 
 
Video  
NURİ PAŞA´YI TANI...
RUBASAM YKÜ Özcan...
Balkanlar Benim Y...
RUBASAM Bşk. Veki...
Özcan Pehlivanoğl...
RUBASAM YÖNETİCİS...
HÖH LİDERİ LÜTFİ ...
RUMELİ´YE ELVEDA...
ELVEDA RUMELİ-SKY...
ELVEDA RUMELİ SK...
S. Kürsü  

Haberin Detayı

Ana sayfaya Dön

Bu ülkede Türk dostu olmak da suç!
.
24.05.2018

Cengiz Ömer´in yazısı

Türk dostu olduğunu her fırsatta dile getiren Selanik Belediye Başkanı Yannis Butaris, 19 Mayıs Cumartesi günü Selanik’te Türk düşmanı ırkçıların hunharca saldırısına uğradı. Bu saldırı, Yunanistan’da ırkçılığın ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığının açık bir göstergesi olmuştur.

Türklerin yaptığı iddia edilen sözde “Pontus Soykırımı”nın anıldığı bir törende bulunan bir belediye başkanını bile sırf “Geçmişte olan olmuş, Türklerle sonsuza kadar düşman kalamayız, biz kardeş halklarız, artık ileriye bakmak lazım.” dediği için şehir meydanında linç etmeye kalkışan hastalıklı bir zihniyet ile karşı karşıya olduğumuz açıktır.

Bu ırkçı saldırıyı ülkedeki sağduyu sahibi siyasetçi ve aydın kesimler kınadı ve tel’in etti. Ancak söylemeliyim ki, aynı saldırı bir Türk dostuna değil de bir Kürt veya FETÖ dostuna yapılsaydı tepkiler çok daha şiddetli olurdu. Sözde ırkçılık karşıtı birileri çok daha şiddetli tepkiler gösterir, ülkeyi ayağa kaldırırdı. Anlayacağınız, Butaris’e yapılan saldırıya gösterilen tepkilerin dozu beklenenin altında seyretti.

Bu olayın doğal olarak Batı Trakya’da da yankıları oldu. Batı Trakya Türk Azınlığı ırkçı saldırıyı endişeyle karşıladı. Bu saldırının Türk düşmanlığına dayanması ise işin kaygı boyutunu doğal olarak yükselten bir sebep oldu ve Azınlık kamuoyu şu soruyu gündeme getirdi:

Yunanistan’da Türk dostu olduğunu söyleyen Yunanlar böyle bir linç hareketine maruz kalıyorsa, acaba Yunanistan vatandaşı Batı Trakya Türk Azınlık mensubu olduğunu söyleyenler nelere maruz kalabilir? Irkçılık vatandaşların can güvenliğini tehdit edecek boyutlara mı ulaştı?

Evet, ülkede ırkçılığın ulaştığı tehlikeli boyut ortada… Bu iş böyle giderse yakında bu tür ırkçı saldırılar ülke çapında çoğalır mı? Bunlara gerçekçi tepki göstermeyen ve alınması gereken önlemleri almayanlardan cesaret alan fanatikler Batı Trakya’da da saldırıya geçmeye başlarlar mı?

Irkçılığın ülkede bu seviyelere ulaşmasında fanatik papazların, Kilisenin ve derin devletin tesirini gazetemizde sıkça anlatıyoruz. Bunlara son zamanlarda hükümetin özellikle küçük ortağı ANEL’in (Bağımsın Yunanlar) halk yardakçısı milliyetçi söylemlerinin, Türkiye ve Türk Azınlık karşıtı saldırgan çıkışlarının etkisini de eklersek gerisini varın siz düşünün.

Peki, hükümetin büyük ortağı SİRİZA’nın ülkede milliyetçiliğin yükselmesinde etkisi yok mu? Bence ortağının ırkçı hallerine suskun kalmak bir yana, sırf böyle bir ortakla hükümet olması bile tek başına bu ülkede ırkçılığın cesaretlenmesine etkili olmuştur.

IRKÇILIK İNSAN AYIRMIYOR

Yunanistan’da ne zaman Türk düşmanlığı gündeme gelse hep Antonis (Tony) Angastiniotis’in hikâyesini hatırlarım. Rumların aforoz ettiği ve Türklerin sahip çıktığı bir Kıbrıslı Rum yazarın hikâyesi de Butaris’inkinden pek farklı değil.

Olayı anlattığımda siz de göreceksiniz ki, aslında Kıbrıs Rum Kesimi’nde hâkim olan ve kendi halkını bile mağdur eden bu “zehirli” zihniyet, Yunanistan’dakinin devamıdır. Rum ve Yunan halkını içten içe kemiren bu zihniyet değişmedikçe, Kıbrıs’ta, Yunanistan’da ve dolayısıyla bölgemizde Türk-Yunan dostluğunun ve barışın hâkim olması imkânsız görünüyor.

Antonis Angastiniotis, Kıbrıs Rum Kesiminde yaşayan Rum bir yazar. "Kanın Sesi" adlı kitabında, Barış Harekâtı´nda Rumların 126 Türk´ü katlettiğini yazınca Rum Yönetimi´nin gazabına uğradı. Ancak o şimdi KKTC´de, Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi´nde öğretim görevlisi; öğrencileriyle de çok mutlu.

Kanın Sesi isimli kitabı ve belgeselinde, 14 Ağustos 1974´te, Kıbrıs Barış Harekâtı sürerken Rumların Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde 126 Türk´ü katlettiğini yazan Tony Angastiniotis, Rum Yönetimi´nin gazabına uğrayınca çareyi KKTC´ye sığınmakta buldu.

Güney Kıbrıs´ta devlet destekli yayınlarla "vatan haini" ilan edilen ve televizyon kanalı Alfa´daki yapımcılık işini kaybeden Angastiniotis, son çare olarak Türk tarafına sığındı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi´nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Ailesiyle birlikte Gazimağosa´da DAÜ´nün tahsis ettiği konutta yaşayan Angastiniotis, KKTC´de bir Türk üniversitesinde ders veren ilk hoca sıfatıyla tarihe geçti.

“İLKOKULDAN İTİBAREN TÜRK DÜŞMANLIĞI AŞILANIYOR”

Konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda Angastiniotis, Kıbrıs Rum Kesimi´nde çocuklara ilkokuldan itibaren "En iyi Türk, ölü Türk´tür" fikrinin aşılandığını, kendisinin de bu müfredata göre eğitim aldığını belirtti. Angastiniotis, "Kanın Sesi" kitabıyla başlayan ve Rum Kesimi´nden KKTC´ye sürgün oluşunun öyküsünü şöyle özetliyor:

"Rumlar 1960´lı yılları bilmiyor. Toplu mezarlar hakkında bir şey bilmiyor. Bunları araştırdım. Rumların yaptığı katliamları yazınca vatan haini ilan edildim. Güney Kıbrıs´ta bütün kapılar bana kapandı. Ne yapacağımı bilmiyordum. İş yok, ailem ortada. Kuzeye geldim. DAÜ´de bir ara konferans vermiştim. Bana sahip çıktılar ve öğretim görevlisi olarak işe başladım. Ailemi geçindirmem için para kazanmam gerekiyordu. Onu da KKTC yönetimi sayesinde kazanıyorum."

Rum tarafında herkesin kendisini "vatan haini" olarak gördüğünü söyleyen Angastiniotis, çarpıcı bir tespit yaparak, burada beyinlerin değişmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu bence işin can alıcı noktasıdır. Çünkü gerek Kıbrıs Rum Kesimi’nde ve gerekse Yunanistan’da hastalıklı Türk düşmanı zihniyet değişmedikçe Türk-Yunan sorunları devam eder.

“BEYİNLERİN DEĞİŞMESİ LAZIM”

Bakın Rum yazar bu meseleyi ne güzel vurguluyor: "İki taraf da yetersiz bilgilendiriliyor. Eğer Rum toplumu gerçekleri bilse, gerçeklerle yüzleşse Türk karşıtı iktidarlar sanıyor musunuz ki böyle hâkimiyet kurabilir? Hayır, asla. Güney Kıbrıs´ta kalplerin değişmesi için beyinlerin değişmesi gerekir. Bu da zaman alır."

Yazar, Türk tarafında Rumlara yönelik böyle bir düşmanlığın olmadığını da şöyle anlatıyordu: "DAÜ´de ilk derse girdiğimde ´Ben bir Rum´um. Ona göre sınıfı terk etmek isteyen varsa buyursun´ dedim, ama kimse çıkmadı. Öğrencilerin gözlerinden beni dinleyişlerini gördüğümde çok mutlu oldum. Türkiyelisi, Kıbrıslı Türkü, bütün öğrenciler beni çok dikkatlice dinledi. Burada kalbimle çalışıyorum. Burası benim vatanım."

BATI TRAKYA’DA DA AYNI ZİHNİYET

Gördüğünüz gibi Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki Türk düşmanı zihniyet aynı şekilde bizim Yunanistan’da da hakimdir. Bunu da en iyi Batı Trakya Türk Azınlığı anlar. Çünkü Kıbrıs Türkleri ile geçmişleri neredeyse aynı. Bu iki toplum benzer mezalimlere maruz kalmış ve bunlara karşı yürütülen resmi Yunan politikası da 1983’ten itibaren aynı ve tek merkezlidir. Bu yüzden Kıbrıs Sorunu çözülmedikçe Batı Trakya Sorunu da çözülmez. Bunların göbek bağı birlikte kesilmiş ve kaderleri de birlikte çizilmiştir.

Son günlerde Yunanistan’da ve özellikle Batı Trakya’da cereyan eden Türk ve Türk Azınlık karşıtı olaylar bana bunları hatırlattı ve bir kez daha yazmaya itti. Yani olumlu yönde değişen bir şey yok. Rum ve Yunan toplumları, öteden beri hâkim olan Türk düşmanı eğitim sistemiyle yetiştirilmeye devam ediyor ve siyasiler de aynı zihniyetin resmi politikasını sürdürüyor. Pangalos’un “En iyi Türk ölü Türk’tür” çıkışı, bu zihniyetin tezahürüdür ve Yunan ordusunda komandoların marşı olan bu nefret söylemi ne yazık ki, Yunanistan’da hakim olan genel bir kanaati yansıtmaktadır. En azından bunun Yunan siyasetçilerinin ve bunlardan etkilenen halkın Türklere yönelik ortalama bakış açısı olduğunu söyleyebiliriz.

Biz bu ülkede Batı Trakya’da yaşayan Yunanistan vatandaşı Türk Azınlık mensupları olarak demokratik hakkımız olduğu halde Türk olduğumuzu söylemenin suç olduğunu biliyoruz, ama görüyoruz artık Türk dostu olduğunu söylemek de suç.

Daha ne diyelim…
Facebook! da Paylaş   Twitter! da Paylaş  

  

 
Bu Haber İçin Toplam 1 Kişi Oy Verdi...
 

 
Yorumlar Yorum Yaz

Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış.İlk Yorumu Siz Yapmak İçin Tıklayınız

   
   
Foto Galeri
Bu Kategoriye Ait Diğer Haberler
Ben diyorum "tecavüz adası" Sen diyorsun "dostluk anıtı" Kaynak Yeniçağ: Ben diyorum "tecavüz adası" Sen diyorsun "dostluk anıtı&q - Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU -Selcan TAŞÇI
Ben diyorum, "Eyyyy Gevaş Kaymakamı, Akdamar´ın tanıtımı için sergilediğin çaba ne iyi, ne güzel, ne hoş, gel bu işi tamamına erdir, bütün dünya Ermeni komitacı...
 
Fener – Moskova Savaşı’nda Yeni Etap (Deniz BERKTAY-Söyledik.com)
Bu yıl, Ortodoks dünyasının iki önemli kutbu olan Fener Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi arasında belki de bu zamana kadarki en büyük krizin patlak vermesi...
 
Panayırda milliyetçi masada teslimiyetçi - Hüseyin Macit YUSUF/YENİÇAĞ Gazetesi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Akıncı bu köşede de paylaştığım üzere, Kıbrıs Türkünün felaketi olan, güvenliğimizi ortadan kaldıracak şekilde, Türk...
 
KİTÂBİYAT-310 Oğuz ÇETİNOĞLU (Önce Vatan Gazetesİ)
TUNA’NIN TÜRK’Ü, TUNA’NIN TÜRKÜSÜ ‘Bey’im Aman’ isimli eserinde okuyucusuna, Can Azerbaycan’dan esintiler sunan Afşar Çelik, Tuna’nın Türk’ü, Tuna’nın Türküsü i...
 
Kuzey Makedonya Neresidir? “İsim Krizi” Gerçekten Çözüldü Mü? - Dr.Galip ÇAĞ
İki devlet arasında çeyrek asrı aşkın süredir devam eden uluslararası ve dahi tarihi bir bunalım yakın bir zamanda kâğıt üzerinde nihayete ermiş görülüyor. ...
 
Millî Dava Kıbrıs - Em. Büyükelçi Tugay Uluçevik
Millî Dava Kıbrıs Kavramı: Kıbrıs konusu 1950´li yılların başından itibaren Türkiye’de "millî dava" olarak benimsenmiş. “Anavatan–Yavru Vatan” sıcak kucaklaşm...
 
“KADİFE DEVRİMİ” VE ERMENİ APOSTOLİK KİLİSESİ: ERMENİLER II KAREKİN’İN İSTİFASINI TALEP EDİYORLAR- Nigar SHİRALİZADE
Ermenistan’daki “Kadife Devrimi” etkilerini Ermeni toplumunun farklı alanlarda iki ay sonra bile devam ettiriyor. Yıllarca süren otoriter rejim tarafından yönet...
 
Fırat´ın doğusundaki PKK/YPG varlığı neden gündemde yok?"
Samiye ULUSOY/İSTANBUL, (DHA)-İSTANBUL Rumeli Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Süleyman Özmen Büyük Orta Doğu Projesi (BOP)´nin b...
 
Balkanlılar, Rumelililer ve suyun öte tarafı... Adnan İSLAMOĞULLARI´nın yazısı
Balkanlılar, Rumelililer ve suyun öte tarafı... Kaynak Yeniçağ: Balkanlılar, Rumelililer ve suyun öte tarafı... - Adnan İSLAMOĞULLARI ...
 
AH ŞU BİZİM EZİKLER
AKP Yalova Milletvekili adayı Meliha Akyol´un "Batı Trakya´dan gelen, kendini ifade edemeyen, ezik insanlar" tarifinin kamuoyuna yansıdığı dakikalarda, AKP Gene...
 
Rum Patrikhanesi´nin Gizli Destekçileri - Bojidar ÇİPOF
Geçtiğimiz aylarda Patrikhane taraftarı haber sitelerinde yeni bir alışkanlık başladı. Amiyane tabir ile Patrikhane’den öksürseler anında haber yapan; Fanarion,...
 
Akdeniz’de iki mikro aktör!.. - İsmail KAPAN
Fransa Devlet Başkanı Macron kendisini dev aynasında görüyor ancak, Fransız medyası dahi; yaptığı acemilikler karşısında kendisine “Macron değil, Micron” diye e...
 
En Çok Okunanlar  
Yazarlar  
İHANETİN PİŞKİNLİĞİ
Süheyl ÇOBANOĞLU
Bir zamanlar Avrupa´dan kaçanlar bize sığınıyordu
Nevvâl SEVİNDİ
Hani 21. yüzyılda garantörlük yoktu
Prof. Dr. Ata ATUN
Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Bölüşememe Sorunu
Gözde Kılıç YAŞIN
11 Eylül 2001 Sonrası Değişen Dünyada Güvenlik Algısı ve Orantısız Tahterevalli Kuramı-3
Süleyman ÖZMEN
IKBY’de Referandum, Barzani, Türkmenler ve Türkiye
Dr. İlhan Yılmaz CÖMERT
NOT DEFTERİ: 10-16 EYLÜL
Metin EDİRNELİ
BOSNA SAVAŞI -7
Eren Atala Eriş
ATATÜRK HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ (3)
Hüseyin BASKIN
100 TANIMLAMADA ORTADOĞU - IV
Ufuk SÜSLÜ
İran’da “Su Krizi” Derinleşiyor
Dr. Yeşim DEMİR
E-mail Listesi  

Adı Soyadı

:

E-mail

:

Anket  
 

 

Rss | Sitene Ekle | Reklam |Künye |Gizlilik İlkeleri |Bize Ulaşın
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Web Tasarım

Haberler Haber Siteleri Haberler Haber Siteleri